AsayişBilecik

SİGARA SATIŞI KİMLİKLE OLACAK

Sağlık Bakanı Memişoğlu: Sigara satışı kimlikle olacak.

D468932F Saglik Bakani Memisoglu Sigara Satisi Kimlikle Olacak SİGARA SATIŞI KİMLİKLE OLACAK

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sigara ile mücadele kapsamında yeni düzenlemeler hazırladıklarını belirterek, tütün ürünü satışlarında yaş doğrulama sistemine geçileceğini ve sigaranın görünürlüğünün kısıtlanacağını açıkladı.

TRT Haber’in Urla Karantina Adası’ndaki özel yayınında açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin tütünle mücadelede geçmişte önemli başarılar elde ettiğini, ancak son süreçte sigara kullanım oranlarında artış gözlemlendiğini ifade etti. Sigaranın toplum sağlığı üzerindeki tahribatına dikkat çeken Memişoğlu, “Sigara esasında insanları kullanan bir sektörün teşvik ettiği bir zararlı alışkanlık” değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasının başında Urla Karantina Adası’ndan bahsederek başlayan Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti; Urla Karantina Adası’nın Osmanlı’dan günümüze kadar çok ilginç bir tarihi var. Çünkü 1800’lerin sonundan itibaren salgınlar dünyayı kırıp geçirirken Osmanlı İmparatorluğu burada, özellikle gemiyle gelip Anadolu’ya veya İstanbul’a gidecekleri burada karantinaya alıp onların giysileriyle, bedenleriyle temizlenerek Anadolu’ya ve İstanbul’a gitmelerini sağlamış. 1840’ta başlamış inşaatı ama esas fonksiyonu 1865’te başlamış, burası Karantina Adası. Tarihi bir ada, tamamen tarihi. Burada 16 tane bina inşa edilmiş ve işte yıkama alanlarıyla, sterilizasyonuyla tamamen bilimsel altyapıyla o zamanın bütün imkânlarıyla Osmanlı burayı inşa etmiş.

“Şifaya ve iyiliğe odaklanmış bir medeniyetiz”

Tabii 2014’e kadar buraya esasında sağlık hizmeti de veriyorduk biz burada. Urla Devlet Hastanesi’nin bir ek binası da vardı. Sonradan 2018’de burayı restorasyona başladık. Şu anda bütün eski tarihi mirası yaşatacak şekilde de kullanıyoruz. Neyle kullanıyoruz? İşte eğitim anlamında, Umke’nin burada tatbikatlarını yapıyoruz. Uluslararası burası acil hizmetlerle ilgili simülasyon merkezi aynı zamanda. Aynı zamanda da müze gibi öğrencilerimize bu tarihi anlatıyoruz. Tabii Türk medeniyetinin en önemli özelliği esasında baktığınız zaman sağlığa, insanlara şifaya ve iyiliğe odaklanmış bir medeniyetiz biz. Çünkü hep geçmişe baktığınız zaman iyilik dediğiniz, esasında insanlara derdine derman olacak, onları sağlığına kavuşturacak bir medeniyetiz biz esasında.

Tabii bu adayı şimdi görüyorsunuz ama gevhernesi ve şifahanesi var mesela. Selçuklu’nun, 2. Kılıç Arslan’ın kızı, çok ilginç bir hikayesi de var. Veremden 1204 yılında veremden rahmetli oluyor ve Kılıç Arslan’ın o zamanki oğlu kız kardeşinin adına orada 1206 yılında modern tıp dediğimiz esasında bir şifahane kuruyor. Herkesin görmesini isterim esasında nereden geldi? Hep diyoruz ya modern tıp işte Batı’dan geldi. Esasına baktığınız zaman bizim medeniyetimiz modern tıbbın temelini oluşturmuştur. Yani 1206’da yanında tıp fakültesi olan şifahanesi olan, işte ruh hastalarını bile müzikle ve suyla, suyun sesiyle terapi yöntemini kullanan ki o zamanlar Avrupa’da veya gelişmiş ülke dediğimiz şimdiki ülkelerde cadı diye yakıyorlardı o tür insanları.

“Ulaşılabilir en son teknolojiyle her türlü hizmeti yapabiliyoruz”

Yani Selçuklu’yu düşünün, 1206’da modern tıp fakültesini ve hastanesini yapmış. 1206’dan bahsediyoruz. İşte Osmanlı’ya bakın, 1488’de Edirne’de şifahanesi var Osmanlı’nın. Gitmenizi 1455’te kurmuşlar. 600 yıla yakın hizmet vermiş. Baktığınız zaman, Osmanlı da öyle. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci kanunudur, Sağlık Bakanlığı Kanunu. Türkiye Cumhuriyeti’ne geldiğiniz zaman baktığınızda da sağlığa ve şifaya ne kadar önem verdiğini düşünürsünüz. İşte biliyorsunuz, biz şehir hastaneleri, bugün dünyanın en modern binalarını yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda büyük bir liderlik gösteriyor ve Türkiye şu anda sağlık hizmetinde dünyanın en iyi sağlık hizmetlerinden birisini sunuyor. Ulaşılabilir, ücretsiz ve en son teknolojiyle her türlü hizmeti yapabiliyoruz. Şimdi, bizim onun için, sağlıkta, biz dünyaya örnek olmaya başladık. İşte inşallah daha iyi hizmetler sunacağız. Bu eserleri ecdadımız yapmış. Burada insanları temizlemişler, şifa vermişler. Geçmişte işte Selçuklu, daha Horasan’dan, İbn-i Sina’dan başlayan işte Kayseri’de Gevher Nesibe ile, Edirne’de Şifahanesi ile, 2. Beyazıt Şifahanesi ile, şimdi de işte modern altyapısıyla Türkiye, Türk medeniyeti, bizim medeniyetimiz, insanların iyilik tarafından onlara dertlerini derman olacak şekilde bütün imkanları kullanmış.

Gelin beraber bırakalım. Toplumumuzda 3 tane risk var. Birincisi bu tütün, tütün mamullerinin kullanımı. Gerçekten sağlıklı bir toplum olmak durumundayız. Bizim amacımız, esasında Sağlık Bakanlığı’nın amacı insanları sağlıklı yaşamasını sağlamak ve sağlıklı kalmasını temin etmek için biz esas kurulmuşuz. Tabii ki tedaviyi, hastalandığı zaman toplumumuzun hepsine en iyi tedaviyi sunuyoruz. En ulaşılabilir tedaviyi sunuyoruz. En ulaşılabilir tedaviyi sunuyoruz. Bugün her bir Türk vatandaşı 12 kez sağlık sisteminden faydalanabiliyor. Dünyada bu orta- 6-6,5. Bugün her gün 3 milyon insanımıza sağlık sistemi 3 milyon kez dokunabiliyor. Kaliteli yaşayalım, hastalanmadan yaşayalım. Eyvahın kârı yok. Bugün eyvahın bir faydası yok yani. “Eyvah, hastalandım ben.” E tamam, biz hastalandığında tedavi edeceğiz ama biz hastalanmamasını istiyoruz. Ve toplumdan şunu istiyorum ben, en çok istediğimiz şey bu Sağlık Bakanlığı olarak: Bizden sadece hastalıklarını tedavi etme talebi yapmasın toplum; bizden sağlıklı kalma talebi yapsın.

Bugün 363 tane Sağlıklı Hayat Merkezimiz var. Her türlü sağlıklı insana fizyoterapistinden diyetisyenine kadar, psikoloğundan çocuk gelişimcisine kadar, kanser taramasından plates salonlarına kadar bütün imkanları olan bir Sağlıklı Hayat Merkezi sistemimiz var. Aile hekimliğimiz tamamen koruyucu ve temel sağlığa yönelmiş durumda. İnsanlarımız… Biz dünyanın en iyi sağlık hizmetini verirken aynı zamanda sağlıklı bir toplum olmamız lazım. Onun için gelin sigarayı bırakın, tütün alışkanlıklarımızı bırakalım diyoruz.

Related Posts

1 of 59